Facebook Instagram Twitter LinkedIn

Bizi Takip edin:

Basın Açıklamaları

İlaç endüstrisinin kalbi ‘Fiyatlandırma, Geri Ödeme ve Ruhsatlandırma Çalıştayı’nda attı

İLAÇ Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) tarafından düzenlenen Fiyatlandırma, Geri Ödeme ve Ruhsatlandırma Çalıştayı, 13-14 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirildi. Çalıştaya Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı yetkilileri katılım sağladı. İEİS üyesi ilaç firmalarının yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinlik süresince, başta ilaç kuru olmak üzere sektörün güncel konuları, sorunları ve çözüm önerileri; TİTCK Başkanı Doç. Dr. Tolga Karakan, Başkan Yardımcıları Dr. Asım Hocaoğlu, Dr. Ecz. Sevil Azak Sungur, Doç. Dr. Mehmet Kürşat Derici, Ferhat Güngör, Hazine ve Maliye Bakanlığı Genel Müdür Yardımcıları Celalettin Sıvacı, Erkan Tek ve diğer kamu yetkilileriyle detaylı şekilde ele alındı. Nezih Barut: En hayati sorun, düşük ilaç kuru Çalıştayın son derece verimli geçtiğini, bu tip toplantıları karşılıklı diyalog ve yakın iş birliği fırsatı olarak çok değerli bulduğunu belirten İEİS Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, açılış konuşmasında şunları söyledi: “Ülkemiz için hedefimiz; Sayın Cumhurbaşkanımız’ın vizyonuna uygun olarak, endüstrimizin hem daha yüksek katma değerli konvansiyonel ilaçlar, hem de biyoteknolojik ve biyobenzer ilaçlar geliştiren, üreten ve bunları ihraç eden önce bölgesel ve küresel bir oyuncu haline gelmesi. Ancak endüstrimizin en hayati problemi, uzun yıllardır karşı karşıya olduğumuz fiyat baskısı. Düşük ilaç kuru, endüstrimizin kronikleşen ve acil çözüm bekleyen en öncelikli sorunu. Endüstri olarak yıllardır ilaç kuru konusunda büyük özveriyle hareket ettik ve mevzuata rağmen, ilaç kurunda daha düşük artış oranlarına razı olduk. Nitekim, sadece son 5 yıllık dönemi dikkate aldığımızda bile sektörün ilaç kurunda yaptığı fedakârlık %68 seviyesine ulaşmıştır. Sektörün artık bu konuda fedakârlık yapacak takati kalmamıştır. Bu fiyat politikasının, sürekli yüksek miktarda yatırım ve Ar-Ge harcaması yapmak zorunda olan, çok ciddi iç ve dış rekabet ile karşı karşıya bulunan ilaç endüstrimizi geleceğe taşıması mümkün değildir. Bu nedenle, ana beklentimiz gelecek yılın şubat ayı beklenmeden temmuz ayında, ilaç kurunda mutlaka ikinci bir güncelleme daha yapılmasıdır. Çalıştayın, ilaç endüstrimizin gelişimi yönündeki çabalarımıza destek olmasını, uzun yolculuğumuzda yön gösterici çıktılar oluşturmasını umut ediyorum.”

BIO KOREA 2022’DE TÜRK BİYOTEKNOLOJİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ KONUŞULDU

BIO KOREA 2022’DE TÜRKİYE’YLE ‘İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI’ YAPILDI T.C. Cumhurbaşkanlığı koordinatörlüğünde, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) ve Türkiye Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Platformu’nun yanı sıra dört Türk biyoteknolojik ilaç şirketi; alanında düzenlenen en önemli uluslararası etkinlikler arasında yer alan Uluslararası Biyoteknoloji Fuarı ve Konferansı BIO KOREA 2022’ye katıldı. Etkinlikte ülkeler arası yatırım ve iş birliği fırsatları ele alınırken, Türkiye pavilyonu 624 firma ve 22 bin kişilik katılımcı grubuna Türk biyoteknolojik ilaç endüstrisi hakkında bilgi verildi. T.C. Cumhurbaşkanlığı koordinatörlüğünde, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) ve Türkiye Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Platformu’nun yanı sıra dört Türk biyoteknolojik ilaç şirketi; alanında düzenlenen en önemli uluslararası etkinlikler arasında bulunan Uluslararası Biyoteknoloji Fuarı ve Konferansı BIO KOREA 2022’ye katıldı. Bu yıl 17’ncisi düzenlenen etkinlik Güney Kore’nin Başkenti Seul’de, tüm dünyadan 624 firma ve toplam 22 bin kişinin katılımı ile gerçekleştirildi. Etkinlikle, biyoteknolojik ilaç alanında yatırım ve iş birliği fırsatları ele alınırken, sektördeki gelişmeler, yenilikler ve güncel eğitimler de konuşuldu. Etkinlikte öne çıkan ülkeler arasında yer alan Türkiye’ye özel bir de panel düzenlendi. ‘Türkiye: Asya’yı Avrupa’ya Bağlayan Bölgesel Biyoteknolojik İlaç Merkezi’ isimli panelde T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin yanı sıra,biyoteknoloji alanında mevcut faaliyetleri ile öne çıkan Türk şirketleri; Abdi İbrahim İlaç, Biofarma İlaç, Centurion İlaç ve Turgut İlaç üst düzey yöneticileri sunumları ile yer aldı. Etkinlik kapsamında ülkemizdeki biyobenzer yatırımları katılımcılara aktarıldı, diğer ülkelerdeki gelişmeler izlendi ve bu alanda büyük başarı sağlayan Güney Kore sistemi hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla Güney Koreli enstitü ve kamu kurumlarıyla bir araya gelindi. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu etkinlikle ilgili şu görüşlerde bulundu; “Birçok iş kolunda bölgesel bir yatırım merkezi olarak konumlanan Türkiye’yi biyoteknolojik ilaç alanında da bir cazibe merkezi olarak öne çıkarmak Yatırım Ofisi olarak önceliklerimiz arasındadır. Gelişmiş kamu sağlık politikaları, sağladığı teşvikler, çevre ülkelerdeki pazarlara erişim için stratejik konumu ve güçlü iç pazar gibi değer önerileri ile birçok küresel ilaç şirketinin üretim, Ar&Ge, yönetim ve dağıtım merkezi olan ülkemizin, ilaç endüstrisindeki yatırım fırsatlarını ve kabiliyetlerini tüm uluslararası etkinliklerde yatırımcılara anlatıyoruz. Bu minvalde, sağlık teknolojileri, pazar fırsatları ve uluslararası doğrudan yatırımlar açısından önemli bir potansiyeli olduğuna inandığımız Asya’nın en önemli sağlık sektörü etkinliklerinden olan BIO KOREA 2022 kapsamında düzenlediğimiz panelde Türk ilaç endüstrisinin yetkinliklerini ve başarı hikâyelerini uluslararası yatırımcılara iletme imkânı bulduk. Bu vesile ile programdaki paydaşlarımız İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası‘na, Türkiye Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Platformu’na ve kıymetli üyelerine katkılarından dolayı teşekkür ederim.” BIO KOREA 2022’ye dair bir açıklama yapan İEİS Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut; “Dünya ilaçta biyoteknoloji devrimi yaşıyor. Türk ilaç endüstrisi olarak bu dönüşümde etkin bir oyuncu olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bilgi birikimimiz, alanımızdaki köklü deneyimimiz, yoğun yatırımlarımız, teknolojimiz ve yetkin insan kaynağımızla biz hazırız. Bu alanda başarılı olmamız hem toplum sağlığı hem de milli menfaatlerimiz açısından büyük önem taşıyor. Devletimizin de desteğiyle bu atılımı gerçekleştireceğimize inancımız tam. Bu alanda devletimizden beklentimiz; ülkemizde biyobenzer ilaçların geliştirilmesini ve üretimini destekleyen fiyat, ruhsat ve geri ödeme politikalarının uygulamaya konması ve ürünlerimizin etkin teşvik politikalarıyla desteklenmesidir. BIO KOREA 2022 sektörümüzün dünyaya açılmasını, kendini tanıtmasını sağlayan önemli bir etkinlik. Türk ilaç endüstrisi olarak bu değerli etkinlikte ülke pavilyonuyla yer almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Endüstrimizi en güçlü şekilde temsil etmemizi sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığımıza, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Sayın Ahmet Burak Dağlıoğlu ve değerli ekibine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Önümüzdeki süreçte de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimizle başta BIO Europe 2022 olmak üzere farklı etkinliklerde ülkemizi temsil etmek ve tanıtmak üzere yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’yle İş Birliği Çağrısı Yapıldı Son yıllarda biyobenzer ilaç geliştirme ve üretimi alanında 1,1 milyar dolardan fazla yatırım gerçekleştiren Türk şirketleri, Koreli biyoteknoloji şirketlerine iş birliği çağrısında bulunurken, küresel alanda fırsatlar sunan Türkiye’de, yeni biyobenzerlerin devreye girmesiyle birlikte pazarın önümüzdeki yıllarda yükseliş eğilimi göstereceğinin altı çizildi.

Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu’ndan aşı konusunda önemli adım

Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu yoluna Türkiye Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Platformu olarak devam ediyor  2016 yılında kurulan ve hali hazırda biyoteknoloji alanında ülkemizde geliştirme ya da üretim faaliyeti olan veya bu faaliyetleri planlayan 24 kuruluştan oluşan Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu yoluna Türkiye Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Platformu olarak devam ediyor. Bundan böyle ülkemizdeki aşı ile ilgili çalışmalara da destek verecek olan Platform, genişleyen faaliyet alanıyla biyoteknolojik ilaç ve aşı sektörünün gelişiminde önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. Dünya ilaç pazarının geleceğine biyoteknolojik ilaçlar yön veriyor. Son 10 yılda dünya ilaç   endüstrisindeki biyoteknolojik yöntemler, pek çok hastalığın tedavisini mümkün hale getirdi. Bundan dolayı her ülke, biyoteknolojik ilaçları hastaların erişimine sunabilmek için yoğun olarak çalışıyor, bu alana yönelik yatırımlar artıyor. Türk ilaç endüstrisinin öncü kuruluşlarından olan İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası da biyoteknolojik ilaç alanını stratejik öncelikleri arasına alarak endüstrinin yetkinliğini ve rekabet gücünü artırmak, ülkemizde bu alanın gelişimine daha etkin katkı sağlamak amacıyla 2016 yılında Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu’nu kurdu. Platform kuruluşundan itibaren hem kamuyla hem de üniversitelerle yakın iş birliği içinde farklı projeleri hayata geçirdi. Bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmalarla öne çıkan Platform son dönemde önemi daha da vurgulanan aşı konusunda da etkin adımlar atmak adına faaliyet alanını genişleterek yoluna Türkiye Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Platformu olarak devam etmeye karar verdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Platformu Başkanı Murat Barlas şunları söyledi; “Türk ilaç endüstrisinin hedeflediği atılımı yapabilmesi, küresel rekabet içinde hak ettiği yere sahip olabilmesi için Ar-Ge’nin ve biyoteknolojinin rolü tartışılmaz. Bu kapsamda 5 yılı aşkın süredir Platformumuzla, ülkemizde ihtiyaç duyulan biyoteknoloji ikliminin mevzuat, anlayış ve kamu-özel sektör-üniversite iş birliği anlamında yeşermesi; sağlam temeller üzerinde yükselmesi için kararlılıkla çalışıyoruz. Faaliyetlerimizin kayda değer fark yarattığının bilinciyle artan bir hevesle ilerliyoruz. 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisiyle, aşı geliştirme ve üretme yetkinliğinin ülkeler için önemini net şekilde gördük. Ülkemizde bu süreç Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız öncülüğünde oluşturulan Covid-19 Türkiye Platformu çatısı altında başarıyla yürütüldü. Ancak bu zorlu dönemde gördük ki, hem içinden geçtiğimiz süreç hem de gelecekte ortaya çıkabilecek benzer salgınlarla mücadele için ülke olarak aşı geliştirmek ve üretmek zorundayız. Bu bağlamda Platformumuzun faaliyet alanını genişletmeye karar verdik.  Bundan böyle Türkiye Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Platformu olarak ülkemizde aşı konusundaki çalışmalara büyük bir gayretle destek verecek, bu alandaki koordinasyon ve iş birliğinin güçlenmesi için yoğun çaba göstereceğiz.”    

Nezih Barut, 5. Kez İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Başkanı Oldu

İlaç endüstrisinin önde gelen isimleri İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda bir araya geldi NEZİH BARUT, 5. KEZ İLAÇ ENDÜSTRİSİ İŞVERENLER SENDİKASI BAŞKANI OLDU İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS), Olağan Genel Kurulu için 19 Ekim 2021 tarihinde buluştu.  Genel Kurul Toplantısı’nın ardından yapılan ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nda İEİS Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı 2008 yılından bu yana devam ettiren Nezih Barut, yeniden Başkan seçildi. Ali Arpacıoğlu ise Başkan Yardımcılığına getirildi. Nezih Barut Genel Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada, Covid-19 pandemi sürecinde ülkemizi ilaçsız bırakmamak adına büyük bir özveri ile çalışan ilaç endüstrisinin öncü kuruluşu İEİS tarafından hayata geçirilen çalışmaları ve sektöre dair önemli konuları masaya yatırdı. İlaç sektörünün önde gelen isimlerinden Nezih Barut, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın (İEİS) Olağan Genel Kurul Toplantısı sonrası beşinci kez Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ise yeniden Ali Arpacıoğlu oldu. Covid-19 pandemisi nedeniyle alınan önlemlerden dolayı ertelenen Genel Kurul Toplantısında üyelerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Nezih Barut “Bugün nihayet tüm zorlu koşullara rağmen sizlerle bir araya gelmekten ve Sendikamızın yeni dönem faaliyetlerini başlatmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu zorlu koşullarda dahi yatırım yapmaktan, istihdam yaratmaktan, üretmekten ve ihracattan vazgeçmeyen, sanayimize sahip çıkan tüm üyelerimize, endüstrimize ve Sendikamıza yaptıkları katkı ve bizlere verdikleri destek için teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.   Nezih Barut: “Sektöre dair tüm sorunları kamu yetkilileriyle temas halinde çözeceğiz” İEİS olarak, 2020 yılının başından itibaren, pandemi sürecinin zorlu koşullarına rağmen, Ankara’da kamu yetkilileriyle yoğun bir görüşme trafiği gerçekleştirdiklerini ve sektördeki sorunları çözmek adına ortaklaşa girişimde bulunduklarının altını çizen Nezih Barut, “İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası olarak; Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay, tüm ilgili Bakanlar, Bakan Yardımcıları, Cumhurbaşkanlığına bağlı politika kurulları, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve ilgili tüm bürokratlarla bir araya geldik. Fiyatlandırma, ruhsatlandırma, geri ödeme, yerelleşme ve teşvikler gibi sektörümüzle doğrudan ilgili olan konulardaki sorunlarımızı çözüm önerilerimizle birlikte sunduk.” dedi. “Ruhsatlandırma süreçlerinde yaşanan sorunların ivedilikle çözülmesini bekliyoruz” Uzun zamandır ilaç ruhsatlandırma süreçlerinde çok ciddi ve kritik sorunlar yaşandığını vurgulayan Barut sözlerine şöyle devam etti; “Bu sorunlar nedeniyle ruhsatlandırma aşamasında bekleyen çok sayıda başvurumuz mevcut. Tıkanan bu süreçler hem endüstrimizin; yatırım, üretim, istihdam ve ihracat gibi konularda gelişmesine engel olmakta hem kamu maliyesi üzerine ilave yük oluşturmakta hem de halkımızın ilaç çeşitliliğine ulaşması önünde engel teşkil etmektedir. Ruhsatlandırma süreçlerinde yaşadığımız sorunların çözülmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle tamamlanması için otoritelerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz.” “Biyobenzer ürün mevzuatına yönelik yoğun çabalarımız sonuç verdi” Türk ilaç endüstrisinin biyobenzer ilaç alanında başarılı olması için, bu alandaki mevzuatın bilimsellikten uzaklaşılmadan ancak ülkemizin kendine özgü koşulları da dikkate alınarak hazırlanması yönündeki yaklaşım çerçevesinde kamu otoriteleriyle uzun süredir yürütülen yoğun temasları aktaran Barut; “Tüm bu çabalarımızın neticesinde, genel bakış açısı Sendikamızın aktardığı görüşleri yansıtır nitelikte olan “Biyobenzer Ürünler Hakkında Kılavuz” yayınlandı. Yoğun çalışmalarımız sonuç verdiği için sektörümüz adına memnuniyet duyuyoruz. Ancak mevzuat kadar uygulamalar da önem taşıyor. Bundan sonraki uygulamalar ve alt kılavuzların da sektörümüzün gelişimine ve ülkemizin bu alanda kendine yeterli olma stratejisine uygun olması için çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi. “Sağlık Bakanlığımızın liderliğinde yürütülen ilaçta yerelleşme politikası, gündemimizdeki öncelikli yerini koruyor” Yerelleşme politikasının ilk gününden itibaren Türk ilaç endüstrisine ve ülkemize sağladığı hızlı ve güçlü sonuçlardan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Barut; “Ancak ne yazık ki, Avrupa Birliği’nin Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki şikayeti sebebiyle, uygulama 2019 yılında durduruldu. Uygulamanın ülkemizin taraf olduğu uluslararası karar ve sözleşmelere aykırılık göstermediğine inanıyoruz. Konunun yakın takipçisi ve destekçisi olarak bu görüşümüzü ilgili tüm bakanlıklarda ve dava süreciyle ilgili düzenlenen toplantılarda dile getirdik ve sürecin Kasım ayı içerisinde sonuçlanmasını bekliyoruz. Yerelleşme sürecinin kaldığı yerden devam ettirilmesi için Sayın Ticaret Bakanımız Mehmet Muş’un üreticilere verdiği destekten dolayı kendisine teşekkürü borç biliriz.” diye konuştu.    İEİS Yönetim Kurulu Başkan Nezih Barut                                   Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş. Başkan Yardımcısı Ali Arpacıoğlu                                Adeka İlaç San. ve Tic. A.Ş. Üyeler Canan Bademlioğlu                      Abbott Lab. İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti.         Muzaffer Bal                                  Ali Raif İlaç San. A.Ş.                                                 Bülent Karaağaç                           Bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş.                             Hakan Yıldırım                               Farma-Tek İlaç San. ve Tic. A.Ş. İsmail Öncel                                   İlko İlaç San. ve Tic. A.Ş.    Hakan Koçak                                  Koçak Farma İlaç ve Kimya San. A.Ş.                                         Öztürk Oran                                  Terra İlaç San. ve Tic. A.Ş.   Denetleme Kurulu    Ersan Küçük                                   Drogsan İlaçları San. ve Tic. A.Ş.                                          İsmail Yormaz                               Recordati İlaç San. ve Tic. A.Ş.                                  Murat Demirci                              Vem İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.                                                  Disiplin Kurulu          Mustafa Ersin Erfa                        Centurıon Pharma İlaç San. Tic. Ltd. Şti.               Fevzi Akif Tolga Sözen                 Kansuk Laboratuarı San. ve Tic. A.Ş.                                   Murat Sait Barlas                          Liba Laboratuarları A.Ş.                                                         Okan Güner                                   Meda Pharma İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.                 Halit Süha Taşpolatoğlu              Tripharma İlaç San. ve Tic. A.Ş.                                                   

BIO KOREA 2021’DE TÜRK BİYOTEKNOLOJİK İLAÇ ŞİRKETLERİ KONUŞULDU

BIO KOREA 2021’DE TÜRK BİYOTEKNOLOJİK İLAÇ ŞİRKETLERİ KONUŞULDU Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı koordinatörlüğünde, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) -Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu destekleri ve 5 Türk biyoteknolojik ilaç şirketinin katılımları ile; alanında düzenlenen en büyük uluslararası etkinlikler arasında yer alan Uluslararası Biyoteknoloji Fuarı ve Konferansı BIO KOREA 2021’e katıldı. Bu yıl 15 incisi, 9-11 Haziran 2021 tarihlerinde Güney Kore’de gerçekleştirilen hibrid organizasyonda, tüm dünyadan çok sayıda firma ve ülke temsilcisi, biyoteknoloji alanındaki gelişmeleri paylaşmak, önemli ortaklıkların ilk adımlarını atabilmek ve ilgili eğitimlerden yararlanabilmek adına bir araya geldi. BIO KOREA 2021 kapsamında, 10 Haziran tarihinde ise çok sayıda izleyicinin katılımı ile Türkiye ülke paneli düzenlendi. Panelde T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin yanı sıra; biyoteknoloji alanında mevcut faaliyetleri ile öne çıkan Türk şirketleri; Abdi İbrahim İlaç, Dem İlaç, Florabio A.Ş, İlko İlaç ve Nobel İlaç üst düzey yöneticileri sunumları ile yer aldı. Küresel alanda fırsatlar sunan gelişmekte olan bir pazar olarak Türkiye'deki biyoteknolojik ilaç endüstrisinin çalışmalarının ele alındığı oturumda; Koreli biyoteknoloji şirketlerine yatırım çağrısında bulunuldu. Son 6 yılda biyoteknolojik ilaç geliştirme ve üretimine 1,1 milyar dolardan fazla yatırım yapan Türk şirketlerinin üzerinde çalıştıkları yeni biyobenzerlerin devreye girmesiyle, pazarın önümüzdeki yıllarda yükseliş eğilimi göstereceği biliniyor. Bugün Türk ilaç firmaları, 2024 yılına kadar piyasaya sürülecek 32 biyoteknolojik ilaç (29 biyobenzer, 2 referans biyoteknolojik ilaç, 1 biyoüstün) üzerinde çalışıyor. Burak Dağlıoğlu: “Güney Koreli yatırımcıların biyoteknoloji alanındaki yetkinliklerinin ve ülkemize olan ilgisinin farkındayız” Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu BIO KOREA 2021 etkinliğine dair yaptığı açıklamada 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Türk ilaç sanayinin, günümüzde birçok küresel ilaç şirketine ev sahipliği yaptığını ifade ederek şunları kaydetti; “Türk sağlık sektörünün güçlü yönlerine odaklandığımızda, güçlü kamu sağlık politikaları, teşvikler, yatırım ortamını iyileştirici düzenlemeler, çevre ülkelerdeki pazarlara erişim için jeostratejik konumu ve 84 milyonluk nüfusumuz göze çarpmaktadır. Bugün, Türkiye’nin sunduğu cazip yatırım fırsatlarını ve Türk ilaç sektörünün kabiliyetlerini Asya’nın en önemli sağlık sektörü etkinliklerinden olan BIO KOREA 2021 kapsamında düzenlediğimiz ‘Avrupa ve Asya’yı Bağlayan Bölgesel Biyoilaç Merkezi’ panelimizde 5 güzide ilaç şirketimizin de katkılarıyla tanıtma imkanı bulduk. Küresel çapta biyoteknolojik ilaç üretimi önemini hızla artırmaktadır ve yakın gelecekte konvansiyonel ilaçların yerini alacağı öngörülmektedir. Türkiye de biyoteknolojik ilaç üretiminde yatırımcılar nezdinde yükselen bir yıldız olarak öne çıkmaktadır. Güney Koreli yatırımcıların biyoteknoloji alanındaki yetkinliklerinin ve ülkemize olan ilgisinin farkındayız, bu ilginin ilerleyen dönemde somut yatırımlara ve işbirliklerine dönüşeceğine inanıyoruz. Bu süreçlerde Türk sağlık sektörü başta olmak üzere ülkemizin katma değerli üretimine ve gelişimine katkı sağlayan İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası‘na, Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu’na ve kıymetli üyelerine teşekkürlerimi iletmek istiyorum.” Nezih Barut: “İlaç sektörüne biyoteknolojik ilaçlar yön veriyor” BIO KOREA 2021’e katılarak ülkemizi temsil eden 5 ilaç şirketinden biri olan Abdi İbrahim’in ve İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut ise, bu tarz etkinliklerin hem ülkemizin temsili hem de iş fırsatları açısından son derece önemli olduğunu açıkladı. Biyoteknolojinin dünya ilaç endüstrisinde büyümenin ve gelişimin lokomotifi olduğuna dikkat çeken Nezih Barut, özellikle son 10 yılda biyoteknolojik ilaçlar sayesinde birçok hastalığın tedavisinin mümkün hale geldiğini vurguladı. Barut, ilaç pazarındaki biyoteknoloji lehine dönüşümü gören tüm ülkelerin, biyoteknolojik ilaçları toplum sağlığına sunabilmek adına yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirtti. İlaç sektörüne biyoteknolojik ilaçlar yön veriyor diyen Barut, şöyle devam etti: ‘’Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de biyoteknolojik ilaç pazarı hızla büyüyor. Buna karşılık ülkemiz, biyoteknolojik ilaçlarda büyük oranda dışa bağımlı durumda. Hastalarımızın biyoteknolojik ilaçlara daha kolay erişimini sağlamak, endüstrimizin rekabet gücünü artırmak ve kamu üzerindeki maliyet yükünü düşürmek açısından biyoteknolojik ilaçların ülkemizde geliştirilmesi ve üretilmesi kritik önem taşıyor. Konvansiyonel ilaçlara göre katma değeri çok daha yüksek olan biyoteknolojik ilaçların Türkiye’de üretilmesi, ülkemizin katma değerli ihracat hedefine büyük katkı sağlayacaktır. Ülkemizde bugün ihracatta kilo değeri 1,3 dolar seviyesinde. Oysa biyoteknolojik ilaçların ihracat kilo değeri 1.000 doların üzerinde. Yüksek katma değerli bu ürünlerin ülkemizde üretilmesi hem ithalattan kaynaklanan açığı azaltacak hem de ihracat gücümüzle döviz girdisi elde etmemize imkan tanıyacaktır. Bu nedenle de cari açığa çift yönlü pozitif bir katkı sunacaktır. Biz ilaç endüstrisi olarak bir süredir biyoteknoloji alanında büyük yatırımlar yapıyoruz. Sektör olarak, ülkemizi biyoteknolojik ilaç üretim ve ihracat üssü yapabilecek güçteyiz. Bu alanda hızla gelişmemizi sağlayacak unsurların başında; toplum sağlığı ve bilimsellikten ödün vermeden, biyoteknolojik ürünlerin pazara sunulma sürelerini mümkün olduğunca kısaltacak, ülkemize özgü bir mevzuatın uygulamaya alınması gelmektedir. Bunun yanı sıra, özellikle molekül geliştirme çalışmalarına devletimizin nakdi teşvikler yoluyla destek vermesi de son derece önemlidir. Güney Kore bu açıdan bizim için önemli bir başarı örneğidir, zira bu şekilde kısa zamanda küresel pazarda etkili yer edinen bir ülke olmuştur. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası olarak, bu önemli organizasyonda ilaç endüstrimizi güçlü bir şekilde temsil etmemize destek veren Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığımıza, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Sayın Ahmet Burak Dağlıoğlu ve değerli ekibine teşekkürlerimizi sunuyoruz.” 2006 yılından beri her yıl düzenlenen BIO KOREA, biyoteknoloji şirketleri için bir iş platformu olarak hizmet veriyor. Kore Sağlık ve Refah Bakanlığı tarafından desteklenen BIO KOREA, biyoteknoloji endüstrisini canlandıran, uluslararası bilgi ve teknoloji alışverişinin yapıldığı bir platform. Fuar, iş forumu ve konferans kanallarıyla bir çok konunun masaya yatırıldığı etkinlik akademisyenleri, 15’inci yılında “Yeni Normal: Biyolojik İnovasyonla Engelleri Aşmak” teması ile çok sayıda ülkeden profesyonelleri ve biyoteknoloji şirketlerinin CEO'larını bir araya getirdi. .-*- Basın bilgi: Mert Temizkan / desiBel Ajans / +90 530 176 8416 / mert.temizkan@desibelajans.com    

2020’ye Türk ilaç endüstrisinin başarısı damga vurdu

2020’ye Türk ilaç endüstrisinin başarısı damga vurdu2020’de Türk ilaç endüstrisi,pandemiye rağmen, yatırımlarını sürdürdü, üretim gücünü ve kapasitesini ortaya koydu, ihracatını %27 artırdıTüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi, yerli ilaç sektörünün önemini bir kez daha vurguladı. Köklü Türk ilaç endüstrisi, 2020’nin Mart ayında başlayan ve halihazırda devam eden bu süreçte önemli bir sınav verdi. Pandemi sürecinin başlangıcından itibaren sektörün mevcut gücünü ve farklı sorunları hızlı çözebilen dinamik yapısını ortaya koyan çalışmalar, Türk ilaç endüstrisinin sahip olduğu teknolojiyi, deneyimi, bilgi birikimini ve alanında uzman iş gücünü de açıkça gösterdi. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Savaş Malkoç  sürece dair değerlendirmesinde; “Covid-19 pandemisi bize yerli ilaç endüstrisinin ve ilaçta ülke olarak kendine yetiyor olmanın hayati önemini bir kez daha anımsattı. Bu süreçte hammadde temini, lojistik aksamalar, artan maliyetler, satışlarımızdaki dalgalanmalar ve bulaş riskinin yarattığı zorlayıcı koşullarda üretim tesislerimizde faaliyetlerimize aralıksız sürdürme gibi önemli zorluklarla karşılaştık. Her aşamada ülkemiz için toplumsal sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ettik. Koşulları tüm gücümüz, bağlantılarımız ve birikimimizle sonuna kadar zorladık ve bu sayede halkımızın ve sağlık çalışanlarının ilaç erişimini kesintisiz devam ettirdik. Mevcut üretimimiz yanında, Covid-19 tedavisi protokolünde yer alan ilaçları hızla üretmeye başladık. Bugün endüstrimizin, ülkemizin ilaç ihtiyacının yüzde 88’ini yurt içi üretimle karşılıyor. Bu bizler için gurur ve mutluluk vesilesi” diye konuştu.İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası her yıl olduğu gibi bu yıl da geçtiğimiz yılın sektör verilerine yönelik bir rapor hazırladı. Rapora göre Covid-19 pandemi sürecinde hekim ve hastane ziyaretlerinin azalması ve acil tedaviler dışındaki tedavilere ara verilmesi sebepleriyle ilaç pazarı kutu ölçeğinde %7 gerileyerek 2,2 milyar kutuya  indi. Endüstri sürecin zorlu koşullarına rağmen yatırımlarını ve üretimini artırarak sürdürdü. Son 3 yıldır ihracatta parlak bir dönem yaşayan ilaç endüstrisi 2020’de de atılımlarına devam etti. Türk ilaç endüstrisi 2020 yılında aralarında Avrupa Birliği, Bağımsız Devletler Topluluğu, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere 177 ülkeye ihracat gerçekleştirdi. Küresel bir sağlık sorunu olan Covid-19, ilacın, dolayısı ile ilaç endüstrisinin toplum sağlığı adına öneminin altını çizdi. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın hazırladığı rapora göre Türk ilaç endüstrisi 2020 yılında, uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirilen 96 ilaç, 11 hammadde üretim tesisi ve 40 bin çalışanıyla toplum sağlığına hizmet sunmaya devam etti. Türkiye ilaç ve tıbbi sağlık ürünleri pazarını oluşturan 680 firmanın yaklaşık dörtte üçü yerli sermayeli firmalardan oluşuyor.Savaş Malkoç : “2021’de Türk ilaç endüstrisinin ihracatı 2 milyar doları aşacak” 2020 ihracat verilerine dair bir değerlendirme yapan İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) Genel Sekreteri Savaş Malkoç ; “İlaç ihracat artışımız Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşiyor. 2019 yılında ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 10 oranında artarak 1,4 milyar dolar üzerinde bir büyüklüğe ulaştı. 2020 yılı sonunda ise ihracatımız yüzde 27,3 artışla 1,84 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. İhracatımızdaki bu artışla, 2020 yılında Türkiye ihracatı içindeki payımızı ilk kez yüzde 1’in üzerine çıkardık. Katma değeri yüksek, Ar-Ge yoğun ilaç endüstrisinin ihracatta yaşadığı bu atılım, ihracatın ithalatı karşılama oranını da tarihinin en yüksek seviyesine ulaştırdı. İlaç hammadde ithalatı ve ilaç bitmiş ürün ihracatı incelendiğinde ilaç  endüstrisinin  ülke ekonomisine sağladığı katkı daha net şekilde görülüyor. 2020 yılında 815 milyon dolar tutarında hammadde girişine karşın 1,79 milyar dolar ihracat gerçekleştirildi. Bu alandaki ihracat lehine olan denge her geçen gün daha da büyüyor. İlaç ithalatında bitmiş ürünlere olan ihtiyacın yurt içi üretim imkanlarıyla karşılanması sağlandığında endüstrimiz ihracatını ve dış ticaret açığının azalmasına katkısını artıracaktır. Bunun için, ilaçta yerelleşme politikasının kaldığı yerden yeniden başlaması ve özelikle biyoteknolojik ilaç üretimini canlandıracak mevzuat ve destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi büyük önem arz etmektedir. 2021 yılında da, pandeminin yarattığı olumsuz koşullara rağmen, ihracatımızın yüzde 10’un üzerinde büyüyerek 2 milyar doları aşacağını öngörüyoruz” diye konuştu.Covid-19 endişesi, 2020’de bağışıklık arttıran ilaç ve takviyelere zirve yaptırdı 2020, sağlık ürünleri pazarında da büyümeye sahne oldu. İlaç şirketlerinin de portföylerinde yer alan Sağlık Bakanlığından onaylı geleneksel bitkisel tıbbi ürünler, biyosidal ürünler, farmasötik formdaki bazı tıbbi cihazlar, kozmetik ve dermokozmetik ürünler ile Tarım ve Orman Bakanlığından onaylı vitaminler ve gıda takviyelerinden oluşan pazar, 2020’de Covid-19 pandemisi nedeniyle rekor üretim ve satış rakamlarına ulaştı. Covid-19 pandemi sürecinde doktora ve hastaneye erişimin azalması ve bağışıklık güçlendirmeye yönelik bilgilerin birçok iletişim kanalından dolaşıma girmesi pazarın büyümesine büyük etkisi oldu. 2020 yılında bu etkiler sonucu %70’in üzerinde oranla vitamin ve gıda takviyesi ürünlerinden oluşan sağlık ürünleri pazarı kutuda %34,3 artarak 80 milyon kutuya, değerde %56,6 artarak 2,87 milyar TL’ye ulaştı. 2020 yılında sağlık ürünleri pazarında yer alan ithal ürünler değerde %44,8 büyüme ile 1,8 milyar TL’ye, kutuda %25,2 büyüme ile 37,3 milyon kutuya ulaştı. İmal ürünler incelendiğinde değerde %80,2 artış ile1,1 milyar TL’ye, kutuda %43,5 artışla 42,5 milyon kutuya ulaştığı ve ilk defa ithal ürün pazarının üzerine çıktığı görüldü. 2021’de de bağışıklık arttıran ilaç ve takviyelere olan ilgi sonucu pazardaki büyümenin devam edeceği öngörülüyor.   Daha fazla bilgi için:  Hill + Knowlton Strategies – 0212 270 52 32 Çiğdem Özkan - cigdem.ozkan@hkstrategies.com - 0532 304 52 16  

Avrupa’dan biyobenzer ilaçlara destek

Avrupa’dan biyobenzer ilaçlara destek Son 10 yılda dünya ilaç endüstrisinde biyoteknolojik yöntemler pek çok hastalığın tedavisini mümkün hale getirdi. Her ülke, biyoteknolojik ilaçları hastaların erişimine sunabilmek için yoğun olarak çalışıyor. Bu doğrultuda referans biyoteknolojik ilaçların fikri mülkiyet hakları kapsamındaki koruma süreleri bittikten sonra pazara sunulan biyobenzer ilaçların en hızlı şekilde kullanıma alınması kritik rol oynuyor. Geçtiğimiz hafta Avrupa Eşdeğer ve Biyobenzer İlaçlar Birliği ‘Medicines for Europe’ tarafından Biyobenzer İlaçlar 2021 Konferansı düzenlendi.  Farklı kurum ve kuruluşlardan çok sayıda kamu ve özel sektör temsilcisinin katıldığı çevrimiçi toplantıda, Avrupa Birliği ve İngiltere, biyobenzer ilaçların hızla hastaların erişimine sunulabilmesi için mevzuatlarında değişikliğe gittiklerini vurguladı. Avrupa İlaç Ajansı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bugüne kadar kullanımda olan biyobenzer ilaçların kalite, güvenlik ve etkinlik açısından hiçbir sorun yaratmadığını, bu kapsamda bu ürünlerin en kısa sürede hastaların kullanıma sunulmasına yönelik  mevzuatta önemli değişikliklere gidileceğini vurguladı. Aynı şekilde, Avrupa Birliği’nden ayrılan İngiltere de oluşturduğu kılavuzda ilaç firmalarına biyobenzer ürünleri için hızlı ve kısaltılmış başvuru imkanı sağlıyor. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu Başkanı Murat Barlas, Avrupa’da biyobenzer ilaçlara yönelik yaşanan politika değişiminin memnuniyet verici olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu alanda yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda biyobenzer ürünler için önceden yapılması zorunlu olan birçok çalışmaya artık gerek duyulmuyor. Bu çerçevede süreçleri gereksiz şekilde uzatan ve maliyetli hale getiren uygulamalar yürürlükten kalkıyor. Uzun yıllardır, ülkemizde geliştirilecek ve üretilecek biyobenzer ilaçlarda kalite, etkinlik ve güvenilirlikten en ufak bir taviz vermeden bu ürünlerin bir an önce hastaların kullanımına sunulmasını sağlayacak bir mevzuat talebindeyiz. Nihayet Avrupa’dan da  bizim yıllardır benimsediğimiz ve savunduğumuz yönde değişiklik adımları görmeye başladık. Daha fazla zaman kaybetmeden ülkemiz için; bilimselliğin rehberliğinde, bu alanda kısa sürede güçlü birer oyuncu konumuna gelmiş Arjantin, Güney Kore gibi ülkelerin yaptığı gibi yurdumuza özgü bir biyobenzer ilaç mevzuatının uygulamaya alınmasını bekliyoruz.”